Kar Tanem..
Ağlama..
Kar Tanem..
Ağlama..
Sözleri:
Başlığımız, tasavvuf düşüncesinde, sonsuzluk adamının yalnızlığını ifade için kullanılan ‘Bâ heme vo bî heme’ farsça sözünün Türkçesidir. Yaratıcı ruhun yalnızlığını, birbaşınalığını dile getiren en güzel söz bence budur…
Bu sözde ifade bulan yaşama şekline ‘halvet der encümen‘ (kalabalıkta yalnızlık) diyor sûfî düşünce…
Kur’an düşüncesinin ölümsüz ismi Muhammed İkbal (ölm.1938), yaratıcı ruhlara özgü bulduğu bu yaşam şeklini yeğlemekle birlikte kalabalığa katılmak zorunda kalanlara şöyle sesleniyor Câvidname’sinde:
“Ey kervana katılan! Herkesle yürü, fakat yalnız ol!”
Kur’an’da nuzül sırasına göre 16. ve 17. sırada yer alan iki sure var ki ele aldığı konu itibariyle ilkini “kapitalizmin”, ikincisini de “abdestli kapitalizmin” panzehiri olarak görüyorum.
Bunlar “Tekâsür” ve “Mâun” sureleridir…
Gayet kısa olan bu surelerin nuzül sırasında peşpeşe yerleştirilmesi de ilginç.
Bu surelerin ilki (Tekâsür) insandaki ruh köküne inerek kapitalizmin “aslını”, ikincisi de (Mâun), onu abdest ve namazla (salat ile) meşrulaştırmaya çalışan “faslını” deşifre eder.
Her ikisini birden zirru zeber eder.
Bakın nasıl…
The President in Washington sends word that he wishes to buy our land. But how can you buy or sell the sky? The land? The idea is strange to us. If we do not own the freshness of the air and the sparkle of the water, how can you buy them?
Every part of this earth is sacred to my people. Every shining pine needle, every sandy shore, every mist in the dark woods, every meadow, every humming insect. All are holy in the memory and experience of my people.
We know the sap which courses through the trees as we know the blood that courses through our veins. We are part of the earth and it is part of us. The perfumed flowers are our sisters. The bear, the deer, the great eagle, these are our brothers. The rocky crests, the juices in the meadow, the body heat of the pony, and man, all belong to the same family.
Son Yorumlar