Necip Fazıl’dan inciler

17 03 2010

AYNI NOKTA (1978)

Çocukken gün battı mı, bir köşede ağlardım;
Nihayet döne döne aynı noktaya vardım.

***

KAVUŞMAK (1980)

Ne görsem, ötesinde hasret çektiğim diyar;
Kavuşmak nasıl olmaz, mademki ayrılık var?

***

GEÇER (1976)

Hasret bir rüzgâr, kapı kapı aralar geçer,
Gördüğüm her güzel şey, beni yaralar geçer…

Yazının devamını oku »





Bakmasını bilen için herşey güzel

17 03 2010

Akşamları kokusuyla ısıtan güller, gecelere derinlik veren ışıklar, bahar güneşiyle uyanan ağaçlar, eğilip suları öpen dallar, sessiz bir ihtişamla akan nehirler… Dünyanın bin türlü görüntüleri bize tarifsiz heyecanlar verir. İzlenimlerimiz akılla kalp arasında salınırken, hayretle, hayranlıkla karışık bir haz duyarız. Özgün duygular uyandıran, içimizi ürpertilerle dolduran bir gerçeği sezeriz. Varlıklardan bir buğu gibi yükselen bu harfsiz şiir, güzelliktir.

Güzellik, eşyanın sessiz konuşan dilidir. Kelimesiz olduğu için, insanlar arasında ortak bir dildir o. Madde ile mananın hoş ahenginden doğar. Temelinde birlik, uyum, düzen vardır. Ünlü estetlerce kabul edilen tanıma göre güzel, “uyumlu, anlamlı, düzenli olandır.” Evrende ise, her varlık uyumlu, düzenli, anlamlı… Öyleyse, bakmasını bilen için her şey güzel… Sayısız güzelliklerin sergilendiği bir sanat galerisidir bu dünya…

Yazının devamını oku »





Basit yaşayacaksın, basit..

17 03 2010

Basit yaşayacaksın, basit.
Mesela susayınca su içecek kadar basit.
Dört çıkacak, ikiyle ikiyi çarptığında.
Tek düğmesi olacak elindeki cihazın
Tek bir düğme, tek bir cümle gibi.
Sevince lafı dolandırmadan söylediğin ‘Seni Seviyorum’ gibi.
Basit bir öpücük yetecek sana.
Basit, sıcak bir öpücük; ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.
O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
Öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını. Kabak çekirdeği verecek sana rakamların veremediği mutluluğu.
El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak en değerli kağıdın;
Hep yanında taşıdığın, atmaya kıyamadığın.
İki harakette giyiniverecek, iki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak uyanman ve yola çıkman arasında geçen süre..
Kısacık olacak sıcacık kollara dolanman
Ve yolculuklara çıkman arasında geçen süre.
Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını,
Bakışların bile anlatabilecek kendini.

Yazının devamını oku »





Bir ahbabı uğurlarken

17 03 2010

Şu ahir ömrümde harcayıp arkamda bıraktığım zamana bakıyorum da…
Yuvarlak hesap koca bir yarım asır!
Bunu düşününce, ne yalan söyleyeyim, bir titreme alıyor beni.
Fakat bir türlü kendime gelemiyorum.
Şimdi popüler kültür bu yaşlara bile “gençlik” demeye hevesli!
Oysa görüp yaşadıklarımın yorucu birikimi bile insanı “ihtiyarlatmaya” yeter!
Bu yüzden koyu bir melankolinin eşiğinde öylece oturup duruyorum bazı günler. Ama bir yandan içimdeki bir umuttan ötekine savrulma; maceralara kapılma ve sevme-sevilme heyecanıyla baş etmekte zorlanıyorum. O kadar diri, o kadar kıpır kıpır bir heyecan bu!

Yazının devamını oku »





Üryan Geldim / Cem Karaca

12 03 2010


Sözler:

Üryan geldim gene üryan giderim
Ölmemeğe elde fermanım mı var
Azrail gelmiş de can talep eder
Benim can vermeğe dermanım mı var

Dirilirler dirilerler gelirler
Huzur-ı mahşerde divan dururlar
Harami var diye korku verirler
Benim ipek yüklü kervanım mı var

Yazının devamını oku »








Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.