Verelim vermesine de, kime verelim, nasıl verelim? -İnfâk yazısı-

24 05 2010

İnsanlık tarihi boyunca tüm düşünsel ve dini inançlar, paylaşımcılığı ön plana çıkarmışlardır. Toplumsal ekonomiyi düzenlemek, sosyal problemleri ortadan kaldırmak, insanlar arasındaki çekişmeyi azaltmak ve huzuru en üst seviyeye çıkarmak için paylaşmak en güzel yol olmuştur.

Sözlükte NFQ kökü mastar olarak “tükenmek, bitmek, kalmamak” anlamına gelir. Harcamak, sarf etmek, tüketmek (infâq), çok harcayan, çok tüketen, (minfâq), tünel (enfâq), masraf, harcama, gider (nafaqa), Arap tavşanı, (jerboa) veya tarlafaresinin yuvasına girip çıkması (münâfega), iki yüzlülük, bir öyle bir böyle görünen (münâfıq) kelimeleri bu köktendir.

Yazının devamını oku »





Benden öte benden ziyade / Barış Manço

10 05 2010


Sözleri:

Bu akşam yine garip bir hüzün çöktü üstüme
Hücrem soğuk bir tek sen varsın düşlerimde
Demir kapı yine kapandı ağır ağır üzerime
Kelepçeler yine vuruldu kilit kilit yüreğime

Derin derin soluyorum seni gecelerce
Duvarlara kazıdım ismini her köşeye
Dudakların şeker gibiydi
Baldan öte baldan ziyade

Yazının devamını oku »





Nemrud Kıssası ve Hegomonun Genetiği

3 05 2010

“Hegomon” sözcüğü Latince güç sahibi olmak, tahakküm (hegomonia) kökünden geliyor.  Eski Yunanca’da aynı anlamda (h)egemon deniyor. Türkçe’ye Latince kökten esinlenerek “egemen” olarak geçmiş…

“Karun kıssası veya zenginin genetiği” makalesi mülkü “mal” (para, servet) boyutundan ele alıyordu.  “Nemrud kıssası veya hegomonun genetiği” ise mülkü “iktidar” (güç,   egemenlik)  boyutundan ele alıyor. Malum, Kur’an’da mülk, mal ve iktidar gücü anlamında kullanılan bir kavramdır. Bu durumda “Mülk Allah’ındır” (lehu’l-mülk) ifadesi müstağninin (malı ile büyüklenen) ve müstekbirin (iktidarı ile büyüklenen) kibrini kırıcı ve genetiğini çözücü bir ifade…

Yazının devamını oku »





“İnsanlar, onlara kendilerini nasıl hissettirdiğinizi asla unutmazlar.”

3 05 2010

Aşağıda sözü geçen olayın 14 Ekim 1998′de kıtalar arası bir uçuş esnasında gerçekleşmiş olduğu söylenmektedir. Bu olayı günümüz insanları açısından anlamlı olabileceği açısından paylaşmak istedim. Ayrıca bu yazıyı benimle paylaşan Özlem kardeşime teşekkürlerimi sunuyorum.

<<Bir kadın, uçakta zenci bir adamın yanında oturuyordu. Durumdan rahatsızlığını belli edercesine, hostesten başka bir yer bulmasını istedi, zira öylesine antipatik birinin yanında oturamazdı. Hostes, tüm uçağın dolu olduğunu fakat birinci sınıfta yer olup olmadığına bakacağını söyledi. Diğer yolcular şaşkınlık ve tiksintiyle olayı izliyorlardı, bu kadının sadece terbiyesizliğine değil, bir de birinci sınıfta yolculuğu devam edeceğine şahit oluyorlardı.

Yazının devamını oku »








Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.