Paranın dini imanı olur mu versus ‘dava’nın ölümü

21 12 2011

İtalyan siyaset felsefecisi Niccola Machiavelli (öl. 1527), iktidarını korumak ve arttırmak için bir hükümdarın acımasız bir güç kullanımı ile birlikte hile, entrika, yalan ve kurnazlıktan da yararlanması gerektiği öğüdünü vermekle ünlüdür.

Tarih boyunca birçok siyaset felsefesi düşünürü “Devletin amacı” üzerinde yoğunlaşmıştı. Devlet, daha üst bir amaç için kullanılacak bir “araç” olarak düşünülmekteydi. Bu üst araçlar da adalet, mutluluk, özgürlük ve din gibi yüce değerlerde toplanmaktaydı. Devlet bunlar için var olmalıydı. İbni Haldun’da bile devletin yüce amaçlar için var olduğu kabul edilmekte, fakat devletin ne ile (asabiyet) ayakta duracağı konusu öne çıkarılmaktaydı.

Yazının devamını oku »





Büyük Şer Üçgeni: İsraf-Teref-Terör

3 11 2011

Hiçbir şer üçgeni bu şer üçgeni kadar yıkıcı olamaz.

Kur’an’ı iyi inceleyenler, bu kutsal metnin israfla teref (servetle azıp şımarmak) ve terefle terör arasında sıkı bir bağlantı kurduğunu rahatlıkla görürler.

Terör, dengelerin bozulması yüzünden doğan tedirginliğin kahrını çekenlerin kendilerini en anormal yollarla ifade edişidir. Terörde eylemci olarak kullanılanlarla terör sanayii başka bir şeydir. Terörde bizatihi fail, başka bir deyimle ‘amele’ olarak görev yapanlar, israf ve teref zulmünün yarattığı dengesizliklere isyanı ihanet ve cinayete götürmeye hazır olanlardır. İsraf ve terefin büyük zalimleri bu ameleleri bir biçimde buluyor ve bir biçimde kullanarak terörü küreselleştirip doğan karmaşada bol bol silah satarak kasalarını dolduruyorlar.

Yazının devamını oku »





“Dünya nimetlerini parselleyenlere inat, yeryüzü sofrasını açmaya geldik!”

22 08 2011




“Dine Karşı Din”

20 08 2011

Geçenlerde bir arkadaşla tartışırken bana “Sen İslam’ı idealize ediyorsun böyle bir İslam yok” dedi. Dedim ki “var ama piyasada yok.”

İşte tam o an aklıma rahmetli Şehid Doktor Ali Şeriati’nin “Dine Karşı Din” konferansı geldi. O an arkadaşa bir şey diyemedim çünkü haklıydı. çünkü suçlu bizdik, çünkü biz hep yanlış dini anlattık ve sonuçta yanlış din doğru din oldu doğru din de ‘idealize din’ oldu. Düşündüm ki şöyle inkilabi İslamla muhafazakar İslam arasındaki farkları bir tespit etsem nasıl olur hadi daha özele inelim: devrimci müslümanın muhafazakar müslümandan farkı nedir? Uzun süren fikri mütaala ve mülahazalardan sonra aşağıdaki satırları tespit ettim:

Yazının devamını oku »





“Ağzınızın tadını bozmaya geldik”

10 08 2011

Not: Devamını okuyacağınız yazı, adilmedya.com sitesinden alıntılanmış özel haberdir. Değerli dostlarım, altta bahsi geçen eylemin ilkini kaçırmış olmama rağmen, diğerlerine katılacağımı bildirmek isterim. Sizleride bu yüce eyleme desteklerinizi bekliyorum. (G.Özt.) Bundan sonraki protesto, 13 Ağustos Cumartesi günü taksim gezi parkı çıkışında olacak. (detay için bkz. http://www.emekveadalet.org/?p=1297)

LÜKS OTEL ÖNÜNDE YER SOFRASI

Emek ve Adalet Platformu’nun düzenlediği “Lüks Otel İftarlarını Protesto” buluşması anlamlı bir İftar ile orucunu açtı..

Yazarlar İhsan Eliaçık, Murat Menteş, Hidayet Şefkatli Tuksal, Emine Uçak Erdoğan ve tiyatrocu Ulvi Alacakaptan iftara katılanlar arasındaydı. Ayrıca tiyatrocular, gazeteciler, aktivistler, sokak çocukları ve Afrikalı göçmenler oradaydı.

Hep birlikte İftarını açan katılımcılar, getirdikleri iftariyeliklerini bölüşerek yedikten sonra yazar İhsan Eliaçık bir konuşma yaptı.

İhsan Eliaçık şunları söyledi:

Yazının devamını oku »








Follow

Get every new post delivered to your Inbox.