
Geleneksel “kast sistemi” ile yeryüzünde en katı “sınıflı toplum” yapısını oluşturan Hindistan’da dört bin kadar tanrı olması acaba tesadüf mü?
Tesadüf değil, çünkü “çok tanrılılık” ile “çok sınıflılık” arasında kopmaz bir bağ var.
Biri diğerinin ifadesinden başka bir şey değil.
Bu durumda, “Cahiliye döneminde 360 put vardı” demek, her kabilenin üç-dört (bazen sekiz-on) putu/totemi olduğu için en az 60-70 kabile (sınıf/kast) vardı demektir.
İşte bu kabile sistemi, Hind kast sisteminin 7. yüzyıl Arabistan’ındaki ifadesiydi.
Bu durumda bir toplumu soy, sop, dil, ırk, renk, kavmiyet, milliyet, mülkiyet hatta cinsiyet bakımından kabilelere (sınıflara/kastlara) bölüp parçaladığınız ve bunlar üzerinden hegomonyalar ürettiğiniz zaman “şirk” koşmuş oluyorsunuz.
Halbuki halklar (şuûb) ve kabileler (kabâil) hegomonya ve üstünlük taslamak için değil; kendini ötekinde açma ve geliştirme (teârüf) ve hayırlarda yarış için vardır.




Son Yorumlar